ARDA DİREKLERİ DÖVDÜ
İkinci yarıda Galatasaray'ın tek bir mesajı var: Bu maçı alacağım! Nitekim iyice yerleştikleri rakip sahadan kendi alanlarına geçmeyi reddediyorlar. Ta ki 48'de Uğur'un sağdan taşıdığı top Kewell'ın kafasıyla ağları bulana kadar. Gelen gol, pozisyonları da artıyor. 62'de Arda, 64'te Elano ve 66'da Nonda'nın netleri var. İlki direğe, son ikisi Hasagiç'e takılıyor. 74'te Keita'nın girmesiyle iyice daraltıyor Galatasaray ablukasını. Ama kimse Belediye'nin kaderine razı yenilgi beklediğini düşünmesin! Hem direniyorlar hem de gol arıyorlar. Hele 80'den 85'e öyle bir 5 dakika yaşatıyorlar ki Galatasaray'da ne kalp kalıyor ne tansiyon! Hakemin kararları da kalan 5 dakika ve uzatmaları imzalayınca saha yüksek gerilim hattına dönüyor. Nitekim işte böyle bir karardan sonra gelişen atakta karambolden dönen topu Hasan Ali ağlara yolluyor. Galatasaray platonik bir aşk gibi hevesle kavuşmayı beklediği koltuğu bir başka sarı-kırmızılı takıma, çokça kendi paniklemesi biraz da hakem marifetiyle hediye ediyor.